Yakasını bırakmadan yaşamalı Yaşam fırsatçı, bağışlamaz Anlamaya görsün yaşamadan seyrettiğini Unutuverir bir köşede seni Ve unutulunca bir kez Anımsatamazsın kendini Çırpınırsın, koşarsın, kör olur Görmez… Seslenirsin, ağlarsın, sağır olur Taş olur, duvar olur Duymaz… Uzanır, yaklaşırsın Yaklaştıkça...
Olmayanı konuşursun Ayak sesinde susarsın Susmakla da yetinmez tarafına geçersin Översin, seversin…. Suratına baktığımda Zerre kadar kızarmazsın Üzülmezsin, sıkılmazsın, utanmazsın Daha açık sorgularsam, sıkışırsın Döner beni onaylarsın Savuşturdum sanarsın Daha da dibe batarsın küçüldükçe...
Olmayanı konuşursun Ayak sesinde susarsın Susmakla da yetinmez tarafına geçersin Översin, seversin…. Suratına baktığımda Zerre kadar kızarmazsın Üzülmezsin, sıkılmazsın, utanmazsın Daha açık sorgularsam, sıkışırsın Döner beni onaylarsın Savuşturdum sanarsın Daha da dibe batarsın küçüldükçe küçülürsün Şimdi...
"Haksızlıklar karşısında "taraf olmamak"-korkudan ya da çıkar kurnazlığından -açıkça "haksızdan yana" olmaktan daha kolaycı ve alçaltıcıdır." K.T
“karlar tozarken bekle, ortalık ağarırken bekle, kimseler beklemezken bekle beni ...” -K.Simonov -
Hani bize Koyun dediler ya.... Ormanın birinde... Aslanlar toplanmış. "Yahu" demişler, "Hesapta kralız, açlıktan öleceğiz birader.... Maymuna saldırsak, ağaca kaçıyor; fillere saldırsak, fazla büyük......
ağlayan gözde kalmaz gözyaşı dökülüp iner ağlatanın yüreğine dolar dolar ağlayan gözde bulut kalmaz güneş açar ağlatan yürekten suyu taşar tuzu kalır yakar yakar yakar...
AĞUSTOS BÖCEĞİ HİKAYESİ BİRAZ FARKLI AMA DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ GİBİ DEĞİL HANİ :))))))) Şu hikâyeye bir de SUNAY AKIN gibi bakalım... Bir ağustos böceği doğmadan önce toprağın...